31 Ocak 2011 Pazartesi

HASTALARIN DİLİNDEN DERTLERİ


*Doktor bey ben Venüs hastası oldum. (Venöz yetmezliği demek istiyor.)
*Doktor hanım ben paraşüt oldum. (Bronşiti kastediyor.)
*Doktor bey gece boyu karnıma termosifon koydum. (termoform demek istiyor.)
*Doktor her sabah genel kültür hareketleri yapıyorum (kültür-fizik demek istiyor.)
*Doktor  bey çocuğumun psikologu bozuk (psikolojisi demek istiyor.)
*Doktor bey ben antifriz oldum. (Antropoz demek istiyor.)

Durdu GÜNEŞ
(Her güne bir fıkra)

MARAŞ OLUR DA BAKIR OLMAZ MI?

Afşin ilçesinin bir köyünden K.Maraş  merkeze gelen bir köylü kapalı çarşıyı dolaşmış. Bakırcılar çarşısını gezmiş. Hayatında ilk defa o kadar bakır ve bakırcı gören köylü bakırlara hayran kalmış. Bakır işlemeleri de yapılan çarşıda her taraf da bakır her tarafta bakır işlemelerinden doğan sesler. Sanki yer bakır, gök bakır. Köylünün iç dünyasını bakır çok etkilemiş.
Köyüne döndüğünde kahveye gitmiş. Muhtar Omar Osman emmiye K.Maraş’ı anlatmaya başlamış. “Vay ananı avradını… Omar Osman emmi Maraş’da da bakır varmış.” Duruyormuş tekrar söze başlıyormuş “Vay ananı avradını… Omar Osman emmi ..Maraş’da da bakır varmış.” Aradan zaman geçiyor yine devam ediyormuş. “Vay ananı avradını… Omar Osman emmi Maraş’da da bakır varmış.”
Köylü doğal bir şekilde peş peşe söylediği “ananı avradın..” ifadesini küfür anlamında değil, hayretini güçlendirmek için kullanmaktadır. Fakat Omar Osman emmi üst üste iki de bir “vay ananı avradını..” sözüne kızmış, sonra “Bende senin ananı avradını… Maraş olur da bakır olmaz mı?” demiş.

Durdu GÜNEŞ
(Her güne bir fıkra)

30 Ocak 2011 Pazar

HERZAMAN SUÇLU


Adam ölüp öbür dünyaya gittiğinde, önce cennete yönelmiş. Ancak kapıdaki melekler defter kayıtlarında ismini bulamayınca cehenneme yönelmiş. Cehenneme giriş defterleri arasında da adı geçmeyince melek sormuş. “Yoksa seni doktor mu vaktinden önce buraya gönderdi de bizi uğraştırıyor?”
Adam bir an şaşırmış sonra “ Hayır, aslında ameliyat olurken elektrikler kesilmişti. Onun için erken giriş yaptım. Ama herkes bunu doktordan biliyor.”
Durdu GÜNEŞ
(Her güne bir fıkra)

MEMURİYETİMİ CÜNÜP ETTİN

Caminin birinde, imam caminin bitişiğinde bulunan lojmanda kalıyormuş.
Sabah namazlarına kimse gelmediğinden,  hoca ezanı evden okumak için lojmana hat çekmiş camiye geçmeden evdeki mikrofondan  sabah ezanını okuyor sonrada yatıyormuş.
Hoca bir  sabah yine evden mikrofonu açmış, tam ezan okuyacağı sırada, karısı “Gusül abdesti almadan mı ezan okuyorsun?” diye seslenmiş. Tabi mikrofon açık olduğu için sabahın o vaktinde söz cümle aleme duyulmuş.
Hoca hemen mikrofonu kapatıp karısına öfkeyle “Ne var sanki bir kova suyla cünüplüğü hallederdim. Sen memuriyetimi cünüp ettin, ne yapacağım şimdi?” demiş.

Durdu GÜNEŞ

(Her güne bir fıkra)

HER İHTİMALE KARŞI


12 Eylül 1980 öncesinde sağ ve sol kutuplaşmasının yoğun olduğu dönemlerde taraflar birbirini komünist ve faşist olarak etiketliyordu.

Elbistan’da uzun kış gecelerinde soba etrafına oturulur sohbet edilirdi. Sohbetin içinde genelde siyaset olurdu.

Ahmet amca, oğlu Mustafa ve ben oturmuş sohbet ediyoruz. O sıralar lise öğrencisiyim. Ahmet amca, oğlu Mustafa’ya kızıyor. “Abdest yok, namaz yok, işte komünist, Komünistin boynuzu mu olur sanki.”

Mustafa biraz mahcup “yapma baba” diyor. Ahmet amca hızını alamıyor.” O zaman gusül abdestinin duasını oku bakayım.” diyor.  Mustafa sessiz kalınca yükleniyor. “Bak gusül abdestinin duasını bile bilmiyorsun,  demek ki cünup geziyorsun.”

Ben düşüyorum “gusül abdestinin duası ne diye” sonra Ahmet amcaya soruyorum. “Ahmet amca gusül abdestinin duası nasıl ki?

Ahmet amca “bu da bilinmez mi?” der gibi yüzüme bakıp “gusül abdestinin duası “ mazmaza, istinşak sair bedeni yıkamak” diyor.

Ben konuyu anlayıp “Ahmet amca bunlar gusül abdestinin şartları:  mazmaza,; ağza su vermek, istinşak; burna su vermek, sair bedeni yıkamak ise tüm vücudu yıkamaktır.” diyorum.

Ahmet amca doğru bildiği bir şeyin yanlış olma ihtimalinden hoşlanmıyor, sonra “ Yooo evladım, ben hocadan duydum. Bu duayı okumadan gusül abdesti kabul olmaz. Siz her ihtimale karşı bu duayı okuyun. İçinizde cenabet şüphesi kalmasın.” diyor.

Durdu GÜNEŞ

(Her güne bir fıkra)

29 Ocak 2011 Cumartesi

ANLASALAR DER MİYİM?

Hocanın biri Cuma vaazı vermek için kürsüye çıkmış “Ey cemaat size sayın Müslümanlar desem, yaptığınızın hiç biri Müslümanlığa uymuyor. Ey ümmeti Muhammed desem peygamberimiz razı olmaz. En iyisi ben size sayın vatandaşlar diye hitap edeceğim." demiş.

Vaazdan sonra müezzin, “Hocam çok ağır konuştun.” deyince hoca “Merak etme anlamazlar, anlasalar hiç öyle konuşur muyum?” demiş.

Durdu GÜNEŞ

(Her güne bir fıkra)

TEMEL AMCAYLA DİYALOG

—Üç tarafı deniz, dört tarafı düşman bir ülkeyiz. Neden düşmanlarımız çok fazla?
—Gafil kuşun avcısı fazla olur evladım.

                        **                               **
—Teröre karşı daha ılımlı politikalar sonuç verir mi sizce?
—Yılana iyi davranmak size sokulmama güvencesi vermez.



Durdu GÜNEŞ

(Her güne bir fıkra)